Haber

İstanbul Tabip Odası: “Enkaz Altında Ölenlerin Sesini Duymadınız, Şimdi Bizim Sesimizi Duyun”

EDDA SÖNMEZ

İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. sağlık burada Hatay’da deprem aynı şiddetle devam ediyor.

İstanbul Tabip Odası bugün bir basın toplantısı düzenleyerek deprem bölgesinde yaşanan sorunlar ve mevcut tabloya uyum konusunda insanları sorumlu davranmaya davet etti. İTO’nun Cağaloğlu’ndaki binasında, “İstanbul Tabip Odası uyarıyor, Deprem bölgesinde çöken hastaneler nedeniyle durma noktasına gelen sağlık hizmetlerinin yeniden açılabilmesi için gerekli şartlar acilen sağlanmalı, birinci ve ikinci basamak için güvenli alanlar oluşturulmalıdır. sağlık hizmetleri, diğer illerden gelen sağlık birimleri acilen sağlık birimlerine gönderilmelidir.İşçiler barınma koşulları ve tüm ihtiyaçları karşılanarak görevlendirilmelidir.

İTO Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan, İTO Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç, İTO adına istekli doktorlar, Dr. Coşkun Canivar ve Dr. Ali Çerkezoğlu katıldı. İTO adına hazırlanan ortak açıklamayı İTO Başkanı Prof. Dr. Erdoğan okudu. prof. Dr. Erdoğan şunları söyledi:

“YİRMİ DÖRT YIL ÖNCE OLMADAN, 1999 DEPREMİ HİÇ DERS ALINMADAN SATIŞ YAPILDI VE HARCADI: İstanbul Tabip Odası aktivistlerinin Hatay Şok bölgesindeki gözlemleri, bu bölgede hizmet vermeye çalışan meslektaşlarımızın tükendiğini, başta birinci basamak olmak üzere sağlık hizmetlerinin yok denecek düzeyde olduğunu gösteriyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB), İTO yönetimi ve istekli hekimler olarak depremin dayanılmaz yıkıcı sonuçlarına ilişkin tanıklığımızı siz, ücretli basın mensupları ve meslektaşlarımızla paylaşmak için buradayız. Kahramanmaraş merkezli ve ülkemiz yüzölçümünün yüzde 21’ini etkileyen sarsıntı felaketinin üçüncü haftasındayız. Beyin sarsıntısı aslında bir afet değil, dünyadaki yaşamın devamında değerli rol oynayan bir doğa olayıdır. Depremi felakete çeviren halkın, daha doğrusu yönetimlerin doğal olmayan yerleşim, inançsız ve denetimsiz iskân politikalarıdır bu politikaları belirleyen. Ne yazık ki, insanlığa zarar verme potansiyeline sahip bir doğa olayının afete dönüşmemesi için gerekli olan “risk ve zarar azaltma, hazırlık” adımları, bir anlamda yaşadığımız 1999 depreminden zerre ders çıkarılmadan harcanmıştır. dört yıl önce. Dönemin maliye bakanlarından birine göre bu ilk adımlar için kullanılacağı söylenen deprem fonuna akan milyarlarca lira, bütçe açığının kapatılması, duble yollar, hava alanları ve sağlık harcamaları için kullanıldı. şahsen bir obur tarafından söylendi.

GEÇMEYEN ÇİFT YOLLAR, KÖPRÜLER VE HAVALİMANLARI HALKIMIZI MEZARA TAŞIYAN YOLLAR OLDU: Sağlık harcamalarının ne anlama geldiğini hekimler olarak çok iyi biliyoruz. Çünkü hasta garantili şehir hastaneleri, yap-işlet-devret modeli, performans sistemi ve özelleştirmenin her kademeye yaygınlaştırılması ile sağlığı ulaşılmaz hale getiren sağlık sisteminin en yakın tanığı ve mağduru hekimler ve halkımızdır. Geçmedikleri duble yollar, köprüler, havalimanları insanımızı mezara götüren yollar oldu. Ancak hesaplar, deprem fonunda toplanan paranın bir milyon doksan altı metrekareyi aşkın konut için yeterli olacağını gösteriyor.

BUGÜN ÜLKEMİZDEKİ SALGIN SIRASINDA HİÇBİR ŞEYDEN HİÇ BU KADAR ÇOK YARDIM ÇAĞRISI OLMADI: Deprem sonrası arama kurtarma çalışmaları için artık çok geç kalınmış, askeri birliklerin ve sivil toplum kuruluşlarının göreve getirdiği engeller, kış kurallarının getirdiği aksilikler ile birleşince binlerce can kaybına neden olmuştur. . İlk günden itibaren Tabip Odamız adına deprem bölgesine gelen doktorların ve canlı tanıklıkların gözlemleri. Ülkemizde yaşanan depremlerde enkazdan gelen imdat çığlıklarının hiç cevapsız kalmadığı yönündedir. İstanbul Tabip Odası (İTO), depremin ilk gününden itibaren daha organize takviye sağlamak için Hatay ve Adıyaman il Tabip Odaları ile birlikte çalışmayı hedefledi.

HATAY BUGÜN MYOMOTO BİLGİLERİNE GÖRE HASAR ORANI YÜZDE 41 OLAN BÖLGE HALİNE GELDİ VE SAĞLAM BİR BİNA BULMAK NE ZAMAN MÜMKÜN: Muhteşem tarihi ve kültürel zenginlikleri ile bir dünya mirası olan Hatay, Miyomoto’nun bilgisine göre yüzde 41’lik hasar oranıyla sağlam yapı bulmanın neredeyse imkansız olduğu bir bölge haline geldi. Toplum sağlığı merkezinin bile yıkıldığı bölgede ne birinci basamak sağlık hizmeti ne de halk sağlığı hizmeti veriliyor. Sahra hastanelerinde bir avuç alanda sivil toplum kuruluşları ve meslek kuruluşlarının desteği ile poliklinik hizmetleri kısmen verilmektedir. İstanbul Tabip Odası depremin ikinci gününden itibaren bölgeye ulaşmaya çalışıyor. Adıyaman’da kurulan 8 konteyner ile bölgede gönüllü hizmet veren çok sayıda hekime barınma imkanı sağlanmış, kadın doğum ve kadın hastalıkları çalışmalarına başlanmıştır.

17 HEKİM GÖREVİ VE NAKLİYESİ İTO ÜZERİNDEN SAMANDAĞ VE HATAY’A GÖNDERİLDİ: İTO üyesi bir sağlık grubu panelvan kiralayarak Hatay Samandağ’a giderek bölgedeki ihtiyaçlarla ilgili gözlemlerini aktardı. Ardından 17 hekim İTO aracılığıyla görev yazıları ve ulaşımları sağlanarak Samandağ ve Hatay’a gönderildi. Geri dönen arkadaşlarımızın yerine dönüşümlü olarak yeni ekipler göndermek için çalışmalarımız devam ediyor. 17 Şubat 2023 tarihinde bölgede görev yapan meslektaşlarımız ve sağlık çalışanlarının ihtiyaç duyduklarında barınma ve sağlık hizmeti verebilmeleri için bağış kampanyası kapsamında sağlanan sekiz konteynerden dördü Antakya Sevgi Parkı’na, dördü Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi bahçesine yerleştirildi. gerekli. Tıpkı tarihte olduğu gibi ilaçlar, tıbbi malzemeler, boyunluklar, ateller, hava hazneleri, nebülizörler, oksijen tüpleri, su depoları, hijyen malzemeleri, kamp malzemeleri bir tırla Hatay’a ulaştı. Halihazırda Antakya ve Samandağ’da İTO tarafından verilen gezici karavan hizmeti bulunmaktadır.

HATAY İLİNİN ANTAKYA, DEFNE VE SAMANDAĞI İLÇELERİNDE RASTGELE ETKİLİ VE BÜTÜNLÜ SAĞLIK HİZMETİ SUNAN DEVLET HASTANESİ YOKTUR: Hatay’da son iki deprem ve bu sarsıntıların hasar gören hastane ve sağlık kuruluşlarında yarattığı tahribat dikkate alınarak TTB kriz masası ve İTO sağlık gruplarının gözlem ve raporlarının her geçen gün yenilenmesi gerekiyor. Dolayısıyla bugün itibariyle yeni bir gelişme olmasa da son iki depremden sonra Hatay ilinin Antakya, Defne ve Samandağı ilçelerinde etkili ve bütüncül sağlık hizmeti veren bir devlet hastanesi bulunmamaktadır. Özel hastaneler için ise tam olarak durum söz konusudur. Dört özel hastane hizmet dışı kalırken, küçük bir özel hastane olan kadın hastalıkları branş hastanesi de kısıtlı sağlık hizmetlerini zor koşullarda verebilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Türk Tabipleri Birliği, İTO ve Adana Tabip Odası’nın bölgedeki gözlemlerine göre:

Bölgede birinci basamak ve halk sağlığı hizmeti bulunmamaktadır. Tetanoz ve çocukluk çağı aşıları en değerli sorunlar arasında yer alıyor.

Çöp toplama yeterli ve uygun değil, çöp toplama alanı çadır alanlarına yakın. Bu enfeksiyon riskini artırır. Tuvalet ve hijyen sorunu nedeniyle dizanteri riski vardır.

Çadırkentlerin beton kalıntılarının ortasında olmak enfeksiyon, kaza ve toza maruz kalma gibi çeşitli riskler taşır.

İşçilerin enkaz kaldırma işlerinde sadece baret kullandıkları, asbest ve toz için N 95 maskelerinin gerekli olduğu görülmüştür. Cenazeler sokakta veya morgların dışında tutulmamalıdır.

Çadır tabanlarının toprak olması bulaşıcı hastalık ve soğuğa maruz kalma riskine neden oluyor.

BÖLGE İÇİN SAĞLIK HİZMETİ MOBİLİZASYONU BAŞLATILMALIDIR: Sağlık Bakanlığı başta TTB ve Tabip Odaları olmak üzere meslek kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası yardım kuruluşları, gönüllü sağlık çalışanları ile acilen bağlantı kurulmalı ve bölgeye yönelik bir sağlık hizmeti seferberliği başlatılmalıdır. Depremin 17’nci gününde ‘çadır, hastane, su, elektrik ve tuvalet’ ihtiyaçları 21’inci yüzyılda ve uzaya gideceğini iddia eden bir gücün yönetiminde hala çözülmediyse burada sağlıktan söz edemeyiz. . Çünkü yıllardır söylediğimiz gibi; Sağlık, fiziksel, zihinsel, sosyal, kültürel ve politik bir uygunluk durumudur. Deprem yaşayan tüm illerimizde ve özellikle gözlemlediğimiz Hatay ilinde yüzbinlerce insanın bedeni, ruhu, sosyal ve kültürel geçmişi ve geleceği ağır şekilde yaralanmıştır.

BU NEDENLERDEN DOLAYI

Sağlığa erişim ve dağınıklık bir an önce düzeltilmeli, kullanılmayan hastanelerin yerine daha donanımlı sahra hastaneleri kurulmalıdır. Bölgedeki doktor ve sağlık çalışanlarının kendi isteklerine bırakılmadan diğer bölgelerden gelen gruplarla dinlenmelerine izin verilmelidir. Olağan iş düzenleme kararı kaldırılmalı ve gönüllülerin bölgeye gitmesi engellenmemelidir. Kronik hastaların tedavisi ve ruhsal rehabilitasyonu, gebelerin ve çocukların takibi ve aşılanması için hızla harekete geçilmelidir. Kanalizasyon ve atık sistemi hızlı bir şekilde analiz edilmeli ve salgınlar başlamadan önlenmelidir. Hatay’daki deprem de aynı şiddetle devam ediyor. Enkaz altında hayatını kaybedenlerin sesini duymadınız, bari artık bizim sesimizi duyun.”

guneysuhaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu